Extension Mobility

Selamlar,

Diyelim ki ortak bilgisayar/masa kullanılan bir firmada çalışıyorsunuz ve başka bir masaya geçmeniz gerektiğinde doğal olarak koltuk altınıza IP-Phone’unuzu da alıp gitmek gibi saçma bir eylem yapmak istemiyorsunuz. İşte tam bu noktada Cisco’nun sizin için bir çözümü var! Evet, Extension Mobility’den bahsediyorum. Kısaca firma içinde tanımlanmış IP-Telefonlara kendi numaranızla (user-ID) login olmanızı sağlayarak, sizi bir sürü külfetten kurtaracak teknoloji diyebiliriz 🙂

Aşağıda nasıl devreye alınacağını madde madde açıklamaya çalışacağım. Okumaya devam et “Extension Mobility”

Akıllı telefonlarda VPN ve IP Telephony

Merhaba

Gökhan’ın Akıllı Telefonlarla Networking yazısından çok etkilendim, ben de benzer bir yazı yazmaya karar verdim 🙂 Ancak benim yazımda ağ yöneticisi olarak değil son kullanıcı olarak bakacağız olaya. Yani akıllı telefonlarda daha doğrusu Android ve iOS işletim sistemlerinde kullanabileceğimiz ağ teknolojilerini inceleyeceğiz. Bahsedeceğim teknolojiler ise VPN ve IP Telephony.
Okumaya devam et “Akıllı telefonlarda VPN ve IP Telephony”

Cisco Unified Communications Manager

Merhaba

Bu yazımda size kısaca Cisco Unified Communications Manager (eski adıyla Call Manager)’dan, IP Telefonların Call Manager’a kayıt olma sürecinden ve Call Manager’a IP Telefon eklemeden bahsedeceğim. Call Manager tüm voice ağı bileşenlerinin yönetilebildiği, eski versiyonları Windows yeni versiyonları Linux tabanlı olan bir sunucudur. En önemli görevi IP Telefonları yönetmek ve call routing kararlarını vermektir.

Call Manager tüm iletişimini TCP/IP  protokolü üzerinden sağlar. Yani IP üzerinden haberleşir. Temel olarak Call Manager için IP numaralarını telefon numaralarıyla eşleştiren bir veri tabanı yapısıdır diyebiliriz.
Okumaya devam et “Cisco Unified Communications Manager”

NBAR'la Ebeveyn Kontrolü

Zor bir yazı olacak benim için fakat sanırım bunu yazmanın vakti geldi de geçiyor artık 🙂 Şaka bir yana bu yazımda belki bir çoğumuzun hiçbir zaman kullanamayacağı 🙂 bir NBAR uygulaması göstereceğim. Uygulamaya başlamadan önce sanırım biraz NBAR ve DPI (derin paket inceleme) ‘den bahsetmekte yarar var. Okumaya devam et “NBAR'la Ebeveyn Kontrolü”

QoE, MOS ve E-Model

Bu yazımda sizlere  QoE, MOS ve E-Model terimlerinden bahsederek, bir network’un özellikle ses iletimi anlamında, kalitesinin ne şekilde ölçülebileceğinden bahsedeceğim. QoE (Quality of User Experience) network üzerinden  iletilen servis ve uygulamaların ölçüsüdür. Subjektif bir değerlendirme ölçütü olup, son kullanıcıların network kalitesi konusundaki düşüncelerini yansıtır. Network üzerinden iletilen ses; kullanıcının beklentisi ve yakından bildiğimiz QoS metriklerine bağlıdır. Geçikme, jitter, paket kayıpları, BER (Bit Error Rate), FER (Frame Error Rate) bunlardan bazılarıdır. Objektif bir değerlendirme ise QoS metrik değerlerinden rahatça hesaplanabilmektedir. MOS (Mean Opinion Score) puanları, subjektif bir puan olup E-Model ile objektif bir değerlendirme puanına dönüştürülebilmektedir. Şimdi MOS ve E-Model kavramlarına biraz daha yakından bakalım:)

Okumaya devam et “QoE, MOS ve E-Model”

QoS 3 (Differentiated Services)

Bundan önceki QoS yazılarımda QoS’u tanımlayıp, önemini belirtmiş ve Integrated Services’e değinmiştim. Bu yazımda ise bize QoS uygulamlarında daha da esnek bir yapılanma sunan Differentiated Services den bahsetmeye çalışacağım. DiffServ kısaca ağ trafiğinin çeşitli sınıflara ayrılıp, aynı türden trafiğin her bir cihazda aynı tür bir servise tabi tutulmasıyla gerçekleşir. DiffServ de IntServ gibi önceden bir rezervasyon söz konusu değildir. Paket/frame ler bir cihaza gelir ve o cihazda sınıfına göre bir uygulamaya tabi tutulur.

Konuyu biraz daha açacak olursak. Ağ trafiği çeşitli trafik sınıflarından oluşur. QoS policy’ler sayesinde her bir trafik sınıfına ayrı ayrı işlem uygulanabilir. Differentiated Services(DiffServ) QoS karakteristiklerinin(jitter, bant nexium coupon genişliği vb.) diğerlerinden bağımsız olarak her bir cihazda ayrı ayrı uygulandığı soft QoS mantığıyla çalışır. Okumaya devam et “QoS 3 (Differentiated Services)”

NBAR (Network Based Application Recognization)

NBAR adından da anlaşılacağı gibi ağdaki trafiği analiz etmeye yarayan bir tekniktir. Uygulama paketleri 3. Katman cihazı olan router ile nbar sayesinde tanımlanır. NBAR en genel anlamda ağda çok fazla trafiğe sebep olan paylaşım uygulamalarını tespit etmek için geliştirilmiştir. Bu uygulamalar genelde peer to peer uygulamalarıdır ki bu uygulamalar NBAR sayesinde tespit edilerek çöpe atılabilir, ya da istenirse bu tespit edilen paketlere öncelik de verilebilir. Ağda trafiğe neden olan uygulamaların tanımlanması ağı daha verimli  hale getirir. Okumaya devam et “NBAR (Network Based Application Recognization)”

QoS 2 (Integrated Services)

Bir önceki yazımda QoS’un tanımı ve QoS’a olan ihtiyacımızdan bahsetmiştim. Bu yazımda konuyu biraz daha derinleştirerek QoS mekanizmalarından biri olan Integrated Services den ve Integrated Services’in işleyişinden bahsedeceğim.

Daha öncede bahsettiğim gibi eğer bir uçta paket/frame ler üzerinde QoS anlamında hiçbir işlem uygulanmıyorsa paketler Best Effort denilen yöntemle karşı tarafa iletiliyordu.  Paket/frame ler cihazlar üzerinde ilk gelen önce gider mantığıyla sıraya dizilip bu sıra dahilinde ortama veriliyordu. Yani üçüncü gelen paket üçüncü sırada, altıncı sırada gelen paket altıncı sırada ortama aktarılıyordu.  Şimdi buraya kadar bahsettiğimiz Best Effort kavramına QoS mekanizmaları içerisinde bir anlam daha yükleyeceğiz. Okumaya devam et “QoS 2 (Integrated Services)”

QoS Nedir?

Quality of Service(QoS) – Servis Kalitesi networklerin data trafiğinin haricinde ses ve video iletimi amacıyla kullanılmaya başlamasından sonra önem kazanmış bir uygulamadır. QoS uygulamalarında asıl amaç var olan bantgenişliğini(bandwidth) en verimli şekilde kullanılabilmesine imkan sağlamaktır.

QoS uygulamalarından önce bir yönlendiriciye gelen paketler Best Effort(BE) dediğimiz yöntemle diğer uca aktarılıyordu. Bu yöntemle gelen paketler üzerinde hiçbir işlem(önceliklendirme anlamında) uygulanmadan direk karşı tarafa aktarılıyordu. Best effort paketlerin karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığını kesinlikle garanti edemez. Best effort kullanılan networklerde bütün kullanıcılar network üzerindeki trafiğe göre değişen; daha önceden belirlenemeyen iletim hızı ve iletim sürelerinde iletişim sağlarlar. Okumaya devam et “QoS Nedir?”

Cisco 6500 Switchler ve 7600 Routerlar ile Kullanıcı Bazlı Bant Genişliği Yönetimi: Microflow Policing

Microflow Policing
Microflow Policy tekniği ile bir arayüzden erişim sağlayan bütün IP adresleri için ayrı ayrı bant genişliği yönetimi yapılabilir. Örneğin her kullanıcının için saniyede maksimum 1024Kbit erişim yapabileceği şekilde bir sınırlama konabilir. Bu sayede tek bir kullanıcının bütün bantgenişliğini kullanması engellenmiş olur. Ayrıca aynı arayüzde farklı kullanıcı profillerine göre tanımlanmış class-map ile farklı bant genişliği değerlerinin belirlenmesi de mümkün olmaktadır.
Microflow policy’de akış (flow) tanımlanması aşamasında sadece kaynak IP adresi(src-only), sadece hedef IP adresi(dest-only) ya da kaynak ve hedef IP ile birlikte kaynak ve hedef port numaraları(full-flow) seçilebilir. Eğer kullanıcı bazlı bir bant genişliği sınırlandırılması isteniyorsa src-only ya da dest-only seçeneği kullanılmalıdır. Full-flow seçilmesi durumunda bir kullanıcının kurduğu her bağlantı ayrı bir flow olarak tanımlanacağından herhangi bir kullanıcının kullanabileceği bant genişliği üst sınırını tanımlama imkanı olmaz. Bu şekilde sadece tek bir session(oturum) için sınırlandırma konulmuş olur.
Bunların yanı sıra istenirse aggregate ve microflow policy aynı anda kullanılabilir. Örnek olarak misafirlere kullanıcı bazında 512 Kb’lik sınırlandırma yapılmasının yanı sıra bütün misafirlerin toplamda da 50Mb’lik bant genişliğini aşmaları engellenebilir. Okumaya devam et “Cisco 6500 Switchler ve 7600 Routerlar ile Kullanıcı Bazlı Bant Genişliği Yönetimi: Microflow Policing”