Steve Jobs…

Steve Jobs

Günlerdir Steve Jobs ile ilgili bir yazı yazmak istiyordum ama ne yazacağımı bir türlü toparlayamıyordum. Sonunda bir cesaretle yazmaya başlayabildim. Bizim gibi analitik düşünmeye programlanmış insanlar için bu türden bir yazı yazmak gerçekten zormuş.

20 yılından fazla bir süredir bilgisayarlarla iç içeyim. Ancak Apple ile ilk tanışmam Steve Jobs”un Apple”dan ayrıldığı döneme gelmiş, acıkcası pek haz etmemiş ve bir daha Apple”a pek şans vermemiştim. Yanlış bir karardı belki direk silmek.

Neyse 2000″lerin başında Apple iPod”u çıkardı. Bende başta ilgilenmiştim iPod”la. Ama müziklerinin sadece iTunes isimli yazılımdan yüklendiği öğrenince pek de çekici gelmemişti. Öyle bir yazılıma how much does cialis cost per pill falan mecbur olamazdım ben, özgür olmalıydım diye düşündüm belki de. Buda iTunes kavramını doğru dürüst kavramamış olan ön yargılı başka bir düşüncemdi sanırım.

Açıkçası o zamana kadar Bill”ler, Linus”lar kafama kazınmışken Steve Jobs ismi uzaktan duyduğum bir isimdi. Taki bir iPod Touch satın alana kadar. Cihaza aşık olmuştum. Buda beni “apple.com” sitesinin sıkı takipcisi yapmıştı. Bu süreçde Steve Jobs”u tanıma ve bir sürü sunumunu seyretme şansım oldu. (Seyretmemiş olanlar için son dönemdeki ürün tanıtım günleri videolarından bir kaçını sabırla seyretmelerini öneririm.) Bunların yanı sıra Steve Jobs üzerine bir süre şey de okudum.

Steve Jobs’un bir çok kayda değer lafını öğrendim ancak bir tanesi çok hoşuma gitti, “It just works!”. Belki de Apple cihazların sırrıydı bu. Çalıştırmadan şu menüye gir, orda şu tuşa bas, sonra….bla bla ve eğer bütün şartlar doğru ise çalışacaktır 🙂 Değil sadece “It just works”. Benimde hayat prensibi olarak benimsediğim başlıklardan biri oldu bu artık. Detaylarda kaybolmadan amaca ulaşmak…

Steve Jobs işi ile yaşayan bir insandı anladığım. Apple”nın ilk dönemlerinde eve gitmek yerine iş yerinde sürekli kaldığını ve bu sebepten uzun bir süre duş alamadığını hatta bu sebepten uyarıldığını yazan yazılar bile okudum. Hayatımızın ciddi bir kısmı işte geçiyor. Bu kadar süre harcadığımız bir iş üzerine harikalar yaratma şansınız çok yüksek olmalı. Peki neden olmuyo bu? Neden sizce? Ancak çok sevdiğiniz bir şey için eve gitmek yerine kendinizi işinize adayabilirsiniz! Steve Jobs’un sırrı da buydu bence. Umarım bir gün hepimiz onun kadar işimizi severiz.

Kısa bir süredir kendisini tanıma şansım oldu belki ama tanıdığıma çok mutluyum. Seni ve sunumlarını çok özleyeceğim Steve!

11 Ekim 2011 / İstanbul

“Steve Jobs…” için 3 cevap

  1. 🙂
    R.I.P. Steve Jobs. I bet you’re busy right now revolutionizing and redesigning the afterlife for all of us to enjoy when our time comes…

  2. Haşmet Babaoğlu güzel yazmış, katılıyorum. Abartmamak gerek bazı şeyleri.

    Ama kabul etmek gerekir ki ürünleri de konuşmaları da güzeldi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir