Üçüncü Nesil Mobil İletişim Standardı – 3G

3G teknolojisi ülkemizde resmen 30 Temmuz 2009 tarihinde hayatımıza girmiştir. 3G teknolojisi yüksek hızda çoklu ortam ve ses iletimine olanak sağlamaktadır. Mesajlaşma, internet erişimi ve yüksek hızda çoklu ortam haberleşme desteği bu teknoloji ile mobil kullanıcılara sunulmuştur. Üçüncü kuşak anlamına gelen 3G; daha önceden kullanılan GPRS ve EDGE teknolojilerine göre çok daha hızlı veri aktarımı sağlanmaktadır. Günümüzde bu hız 384kbps’dir. GPRS ile veri aktarımı sağlanırken mobil cihaz tahsis edilmiş olan boş bir kanal üzerinden haberleşmeyi sağlar. Zaman bölmeli çoklu erişim ( Time Division Multiple Access-TDMA) denen bu teknikle belli sayıdaki kullanıcının tek bir frekans kanalının farklı zaman dilimlerinden (time slot) erişimi sağlayan sayısal iletişim teknolojisidir. İletim sürekli olmadığından dolayı kullanıcı sadece gerektiğinde bu zaman dilimini kullanır. Yani bu teknikte tüm bant genişliği sonlu bir zaman aralığında kullanıcıya verilmiştir.

3G’nin kullandığı erişim tekniği ise bütün kullanıcıların aynı anda ve aynı frekans bandının üzerinden haberleştikleri Kod Bölmeli Çoklu Erişim (Code Division Multiple Access-CDMA) adı verilen tekniğin gelişmiş halidir. Öncelikle CDMA terimini açıklayacak olursak; bu çoğullama biçiminde kaynak ve hedef düğüm aynı radyo frekans kanalından ve zaman diliminde özel bir kodlama yöntemiyle birbirleriyle haberleşirler. Her bir kullanıcıya bilgiyi kodlayabileceği eşsiz bir kod dizisi tahsis edilir. Gönderilen bilginin algılanabilmesi için, alıcının verici tarafından kullanılan kodu bilmesi gerekir. Alıcı, kullanıcının kod dizisini bildiğinden işareti aldıktan sonra kodunu çözer ve orijinal bilgiyi elde eder. CDMA için örnek olarak aynı odada bulunan ve farklı dilde birbirleriyle konuşan insanlar verilebilir. CDM, bir spektrum yayma (spread spectrum) tekniğidir. Bu teknikte; aynı güç üzerinden iletim sağlanabilmesi için data düzgün bir şekilde bant genişliğine yayılır. Yayma kodu sözde rastgele (pseudo-random) olan diğer dar darbe kodlarının aksine dar bir belirsizlik işlevi vardır. Kod Bölmeli Çoklu Erişim’de performans için en önemli şart kullanıcıların sinyallerinin iletişiminin sağlanması için kullanılan kodun birbirlerinden olabildiğince farklı ve eşsiz olmasıdır. Yani kullanılan kod ne kadar iyiyse sistemin performansı o kadar yüksek olur. Bu yöntem ile çoklu yol (multipath), çoklu kullanıcı ve gecikme yayılımından dolayı oluşan girişimler engellenir. Sistem kapasitesi, kullanılan kod ne kadar fazla ise o kadar büyük olabilir. Bu kapasite teorik olarak sınırsızdır; fakat, aynı frekans bandını kullanan kullanıcı sayısı arttıkça gürültü artar ve kalite de gittikçe düşer.

Code Division Multiple Access -CDMA (Kod Bölmeli Çoklu Erişim) genellikle kablonun erişemediği veya kablonun erişmesi için yüksek maliyet gerektiren yerlerde kullanılır. 3G teknolojilerinin ilki Universal Mobile Telecommunication Systems- UMTS (Evrensel Mobil İletişim Sistemi), Global System for Mobile Communication-GSM (Mobil İletişim İçin Küresel Sistem) sistemleri yeni nesli olarak kullanılmaktadır. Ancak radyo erişim (radio access) tekniği olarak Wideband Code Division Multiple Access-WCDMA (Geniş bant Kod Bölmeli Çoklu Erişim) kullanır. WCDMA teknolojisi, mobil şebekelerde daha hızlı veri bağlantısı sağlar. WCDMA’in geniş bant özelliği sayesinde herhangi bir zamanda daha fazla veri taşınabilir. Şu anda 384 kbps’ye kadar. WCDMA teknolojisinin gelecek kuşaklarında, bu oran 10 Mbps’ye kadar artabileceği düşünülmektedir. 3G teknolojilerinin ikincisi WCDMA’ya rakip olarak gösterilen ve CDMA2000 olarak adlandırılan Multi Carrier Code Division Multiple Access- MC-CDMA (Çok Taşıyıcılı Kod Bölmeli Çoklu Erişim) teknolojisidir. 3G ile birlikte veri iletim hızının artması gerektiğinden yönlendirmede de yenilikler olmuştur. MPLS (Multi Protocol Label Switching) ve ATM (Asynchronous Transfer Mode) kullanılmaya başlanmıştır. Bu konular ile alakalı daha önceden diğer arkadaşlarımın yazmış olduğu yazılardan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Enver Enis Güngör
http://www.enisgungor.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir